Hamamönü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamamönü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Ağustos 2013

Su Perileri Hayatta


Bayramlarda insanın içi yaşama sevinci dolar. Yarın gene bayram ama içim sıkılıyor. Siyasi, ekonomik, politik hiç bir konuda ufak bir umut ışığı görünmüyor. Adalet sistemi çökmüş durumda. Bu bayramda susma hakkımı kullanmak istiyorum.

Geçen hafta, 60 yıl önce Hamamönü'ndeki İstiklal İlkokulu'na beraber gittiğimiz ev sahibimizin oğlu Mehmet Çetin aradı. Telefonda ben Çetin İçli der demez 60 yıl sonra ilk konuşmamızda onu tanıdım. O daha kendini tanıtmaya çalışırken benim tanımama şaşırdı. 60 yıl sonra hafızada iz bırakan iki kelime dünyaya yeniden doğuveriyor. Blogumda Hacettepe ve eski evimizi anlattığım yazıyı okuyup beni bulmuş. İşte bu bir bayram sevinci. Onu ve eski evimizi anlatan bir yazı hazırlayacağım.

Eski yazımı okurken 2005, 2008 ve 2009 yıllarında eski mahallemizi ziyaret ederek fotoğraflar çektiğimi tesbit ettim. Çocukluğumda annemin elimden tutup gezmeye gittiğimiz Hacettepe Parkı ve ortasındaki içinden sular dökülen heykel hiç aklımdan çıkmamıştır. Dün artık heykele Su Perileri heykeli dendiğini öğrendim ve bu ismi de çok beğendim. Çetin ile konuşmamdan sonra aklıma o heykelin son zamanlarda elime geçen eskimiş üstü çizilip karalanmış ve ilk dikildiği zamanlardaki fotoğrafı geldi onu arayıp buldum ve rötuşlamaya karar verdim.



Bu fotoğraf çok şey anlatıyor. Havuz inşaatı yeni tamamlanmış gibi. Eski yazı bilmesem bile 39 rakamı 1939 yılını anlatıyor olsa gerek. Soldaki yol da  bugün hala kullanılan ve Samanpazarı köşesine çıkan yol.

Aradan geçen zaman sonrasında bu fotoğrafın yazısının  "Yenişehir'den bir hatıra   29   foto M.B" olduğunu anladım.  Üst paragraftaki hatalarımı düzeltiyorum. -Şubat 2016

Araştırmaya devam. Şimdi Ankara'nın o yıllardaki planı ve parkın oturma alanının haritada görünüşünü merak ediyorum. 8-9 yaşında çocuğun aklında daire bir alan ve dış çevresinde sıralanmış kanapeler kalmış. İnternette Jansen planları var ama çok detaylı değil. Sonunda Berlin Teknik Üniversitesinin Mimarlık Müzesi çalışmasında bütün Jansen planlarını buldum.

http://architekturmuseum.ub.tu-berlin.de/index.php?set=1&p=79&Daten=154400


Bugün Hacettepe Üniversitesi içinde park yerlerine ve eski Çayhane'ye gitmek için kullanılan yol kuzeyde Samanpazarı köşesine birleşiyor. Okuduğum İstiklal İlkokulu da bu yolun  ikinci paralel imar yolunu kestiği yerin solundaydı. 890 kotunda düzlenerek yaratılan bir daire alanda parkın oluşturulduğu sonucuna varıyorum.

Şimdi sıra geldi Heykel nerede sorusuna. Sora sora Bağdat bulunurmuş!!!!!

Heykel yaşıyor. Ankara'ya ilk gidişimde ziyaret edeceğim yerde duruyor. Cermodern'in bahçesinde. Eskiden Cumhurbaşkanlığı Konserlerini izlediğimiz CSO binasının hemen arkasında.

http://www.panoramio.com/photo/69217616

http://tr.wikipedia.org/wiki/Su_Perileri




Ben gene bayram yapıyorum. Bir çocuk doğuştan sonra güzellikler içinde ve bu güzel heykelleri görerek yaşar ve büyürse başkalarına yukardan bakmaz her şeyi güzel görür diye düşünüyorum.

 "Ben her şeyi sizler için yapıyorum, sizler benim belirlediğim yaşam tarzına uymuyor ve bir de bana nankörlük ediyorsunuz " şeklinde konuşan kişilerin hayatımızı karartan ucube biat kültüründen kurtulma umudu ile gene de dostlarıma iyi bayramlar diyorum.



20 Eylül 2005

Uydudan Hamamönü

Bir ayda çok şey değişiyor. Çocukluk yıllarımı anlatırken oturduğumuz yeri gösteren harita bulmakta zorlanmıştım. Uydu resimleri bulanıktı. Bir haftadan beri Ankara için temiz uydu resimleri var. Ankara kalesi burcundan çektiğim resimle uydu resmi beraberce güzel bir anlatım sağlıyor. Uydu resimleri Yenimahalle'de geçen gençlik yıllarımın anlatımında da bana çok yardımcı olacak.


Yukardan aşağıya doğru çarpı işaretlediğim yerler:
Ankara Kalesi'nin burcu; Arslanhane Camii; Karacabey Hamamı
İstiklal İlkokulu; Oturduğumuz ev; Hacettepe Parkı

Çevreyi bilenler Doğumevi ve Dörtyol'u çabukca bulacaklardır. Kurtuluş stadının bulunduğu yerde bir açıkhava sineması vardı. Samson ve Dalila filmini burda seyrettiğimi çok iyi hatırlıyorum.

Mavi Çizgi Fotoğrafı çektiğim kale burcundan Kurtuluş istasyonuna bakan doğrultuyu gösteriyor.


Üstte Sarıkadın sokak Onkoloji Hastahanesi ayrıca Hacettepe binaları çok belirgin

25 Ağustos 2005

Eski Ankara ve Hacettepe Üniversitesi


Bu resmi Ankara Kalesi Burcundan çektim. Tesadüfen güzel ve verimli bir resim oldu. Yüksek çözünürlü çektiğim için Hamamönü ve Hacettepe parkını keserek büyüttüm. Arslanhane camii için de güzel bir görüntü oldu. Görünen okul Yeni Hayat İlkokulu olup Ankara'nın en eski okullarından biri.


Hacettepe Üniversitesi Merkez Kampüsü planını üniversite web sayfasından aldım. Evimizi, okula başladığım ilkokulumu ve gezmeye gittiğimiz Hacettepe parkını işaretledim. Evimiz Onkoloji hastahanesi binasının bahçesinde kalmış.


Arslanhane Camii Ankara'nın en eski camiilerinden biri 1300 yıllarından kalma. Kale içinde Alaeddin Camii 100 yıl daha eski. Ankara camiilerinde çok görülen bir şekilde çatı 35-40 cm çapında ahşap kolonlar üstünde duruyor. 24 adet ağaç dikmesi var.



Bu resimde sağda Karacabey Hamamı çinko çatısı ve fenerleri görülüyor. Fenerler arasından sarı boyalı Hamamönü fırını da seçiliyor. Gerideki bina Onkoloji hastahanesi.


Bu resimde şimdi otopark olarak kullanılan eski Hacettepe parkı görülüyor.


Parkın ortasında çok güzel bir heykel vardı. Üç kadın heykeli bana mitolojide Troya savaşlarının başlamasına sebep olan üç Tanrıça arasındaki güzellik yarışması efsanesini anımsatır. Bu heykelin tavanından gelen su çörtenlerinden akarak heykeli çevreleyen havuzu doldururdu. Otopark için feda edildiğini sandığım o güzelim park yok oldu gitti. Heykel bir süre Tandoğan meydanını süslemiş sonra sanat düşmanı eller tarafından depoya kaldırılmış. Heykelin buradaki söküldüğü yer olduğu gibi duruyor.

İşte bu güzel heykelin benim gördüğüm zamandan da eski bir resmi.


İlk resmi çektiğim kale burcu. Önünde Yeni Hayat İlkokulu ve Arslanhane Camii görünüyor.

19 Ağustos 2005

Çocukluk Yıllarım 1948-1955


Doğduğum zaman Ankara'da Hacıbayram camii yakınında bir evde oturmuşuz. Ben iki yaşlarında iken Hamamönü'ne taşınmışız. Kurtuluş tren istasyonu ile Hamamönü'nü Sarıkadın sokak birbirine bağlar. Burada yedi sene oturduk. 1953 yılında ilkokula burada başladım. İstiklal ilkokulu yıkılmış şimdi Hacettepe Üniversitesi saymanlık binası olarak yeniden yapılmuş. Bugün Sarıkadın sokak Hacettepe Üniversitesinin sınırını oluşturuyor. Yurt binaları sokağın sağ tarafına da geçmiş.


Yaramaz mahalle çocukları ile birlikte Kurtuluş istasyonu da oyun alanımıza girerdi. Raylara çivi koyup düzleştirmek şimdi hatırladığım yaramazlıklarımızdan biriydi.


Alt geçit Yenişehir yönünden gelenlerin kullandığı bir yoldu. O zamanlar Orman bakanlığında çalışan babam saat beşbuçukta ordan görünürdü.


Hacettepe Camii yanında bir çeşme ve dükkanlar vardı. Belime kadar gelen bir güğümle burdan eve su taşıdığımı çok iyi hatırlıyorum.


Bizim oturduğumuz ev yıkılmış ve üniversite arazisinde kalmış. Karşımızda olduğunu sandığım ev de yıkıldı yıkılacak. İkinci park yapılmaz işaretinin olduğu yerde oturuyorduk.


Burası da meşhur Sarı Kadın camii. Levhasını Sarı Kadı olarak değiştirmişler. O kadar sene oturduk kimse bu ismin anlamını sormadı. Burası benim ilk bayram namazına gittiğim camii.


Hamamönü yönüne bir bakış. Bu kısımda eski evler daha yıkılmamış. Resim sokağın eski durumu hakkında fikir veriyor.
 
Yukardaki satırları yazdıktan 20 yıl sonra bu sokakta oturan tanıdıklarımı, isimleri ile kayda geçirmek fikri aklıma geldi. Sağdaki kapılardan birinden içeri girince Firdes hanım teyze ve Şakir amca otururlardı. Selcan isimli bir kızları ve dayımın da arkadaşı olan İsmet isimli bir oğulları vardı. Yılbaşı olunca onlarda toplanırdık. Benim çektiğim bilete piyango çıktığını da o gece orada öğrenmiş olmalıyız. 
Tam Sarı Kadın Camii karşısında da yoğurtçuluk yapılan evde ailenin kızı Bihterin ablamın oturduğunu yıllar sonra öğrendim. Memduh Ağbeyim ve Bihterin Ablamın Kozyatağı'nda dairemizin  üstünde İstanbul'a tatile geldiklerinde kaldıkları daireleri vardı ve orada oturduklarını onlar anlattılar.



Bu da meşhur Hamamönü fırını. Ben 55 senelik ömrünü biliyorum. Hala çalışmakta. Hamur yoğuran işçilerin ayakları ile hamur yoğurduğunu burda gördüm.


Bu semte ismini veren Karacabey Hamamı. Onarılmış ve eskisinden güzel olmuş. Üniversite arazisinde temelleri esas alınarak onarılmakta olan Karacabey Camii de çok etkileyici. Eskiden binalar arasına sıkışıp kaldığı için bu eski cami bende hiç iz bırakmamış.


Hamamönü çarşı ve dükkanları. Sağda görünen dükkanlar arasında bir piyango bayiinden benim çektiğim bilete ikramiye çıkmıştı.