03 Mayıs 2010

Makalu'dan sonra Everest

Ben dağcılığı çok benimsedim. Facebook sayfasından Tunç Fındık'ı izlerken onun günlük raporundan Nasuh Mahruki'nin de güney rotasından 15 yıl sonra tekrar zirve denemesi yapmakta olduğunu öğrendim. İşte benim dağcılığım bu kadar. Haberleri ünlü dağcılardan alıyorum. Sizlerin de haberiniz yoksa medyanın bizlere spor diye yutturdukları ile gün geçirdiğimizi söyleyebilirim. Benim merakım internet ve gelişen teknolojiler ile insanın gücünün kendi sınırlarını zorlamasının kesiştiği noktada duyduğum heyecandan kaynaklanıyor galiba. Bu kesişimden doğan pazar profesyonel firmaları, yöneticileri ve gereken personeli yarattığı gibi çadırdan, uyku tulumuna ve iletişim araçlarına kadar yeni ürünlerini de yaratmakta. 


Paranız hazırsa size her türlü olanağı sunuyorlar. Benim en çok sevindiren Makalu zirvesi için kamp yerlerini araştırıp işaretleyerek Google Earth için daha önce hazırlayıp gönderdiğim Makalu.kmz dosyasını Everest için burada hazırlanmış olarak bulmam oldu. Gene bulduğum aşağıdaki bağlantıda da aranan her şey var. Şu anda güneyden çıkmakta olan ekibin günlüklerini de burada okumak mümkün. 


Bizim iki dağcımız Nasuh Mahruki ve Yılmaz Sevgül de bu ekipteler. Dağcıların gün içinde belirli saatlerde koordinatlarını öğrenmenin harita üstünde bilgilenmeye yardımcı olacağını düşünüyordum. Spot adlı bir firmanın bir ürünü ile bu devamlı sinyal göndererek uydudan gerçekleştiriliyor.


Bu bağlantıyı incelerseniz ekipten Lucille'nin nereden nereye gittiğini koordinat bilgilerini ve yükselti profilini görebilirsiniz. Google Earth'i everestsouthside.kmz dosyası ile açar bölgeyi üç boyutlu incelerken diğer bir pencerede de Lucille'nin izine bakarsanız bayağı bir fikir edinebilirsiniz. Bizim dağcılarımızı da böyle anında takip edebilsek ne güzel olurdu. kmz dosyasını aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz.

27 Nisan 2010

Makalu Zirve Çıkışı 2010Nisan

 

Hafta başından bu yana dağcılığa merak sardım. Merakım çok yönlü. Dağcılık bir kıvılcım oldu. Geçen yıl Himalaya'larda K2 zirvesini deneyen kötü hava şartları yüzünden geri dönen dağcımız Tunç Fındık şu sıralarda Makalu zirvesini deniyor. Yenimahalle Mustafa Kemal Lisesinden arkadaşım olan Yalçın Tanyeri sayesinde yeğenini tanıdım. Makalu sözünü işitir işitmez Google Earth ile yerini buldum. Bulmak pek o kadar kolay olmadı. Koordinatlarını bulunca işim daha kolaylaştı. Daha sonra dağı ve üç boyutlu incelemeye başlayınca teknolojinin önümüze serdiği olanaklar beni şaşırttı. Dağcıların aşağıda göremediği çok şeyi siz yukardan görebiliyorsunuz. Çeşitli bakış noktalarından bakabiliyorsunuz. Gerçek boyutlarını duyumsayamasanız da o boyutlara bir yaklaşımda bulunabiliyorsunuz. Google Earth'i indirmemiş olanlara bunu bir yoldan anlatmak gerekiyordu. Anlık görüntüler üç boyutlu algılamayı sağlamıyordu. Siyah lekelerin çıplak kayaların yan yüzleri oldukları döndürme ve çevirmelerde iyi belli oluyordu. Program sizin yaptığınız bir görüntüleme dilimini saklayıp tekrar gösterme olanağı veriyor. Bir turu program kullanan başka birisine göndermek ve izlemesini sağlamak mümkün. Programı olmayanlar için böyle bir hareketli görüntü dilimini başka bir programla video şeklinde kaydettim. Bu dosyanın gönderilmesi için uzun olmaması gerekiyordu. Bloguma koyduğum bu görüntü ufak ve tesirsiz oldu. Sonunda Picasa ile ilk defa video yüklemeyi gerçekleştirdim. Orada yeterli bir algılama mümkün oldu.


Şimdi ben bu kadar işi neden yaptım? Sizleri Google Earth yüklemeye özendirmek için. Benim gönderdiğimden çok daha güzel görüntüleri istediğiniz şekilde yakınlaştırarak ve döndürerek her açıdan görmeniz mümkün. Aşağıdaki bağlantıdan tıklayarak indirebilirsiniz. Türkçe açıklamalar sizlere yardımcı olacaktır.


Bu iş bittikten sonra size göndereceğim Makalu dosyasını programdan açmanız veya dosyayı çift tıklamanız yeterli olacaktır.

24 Nisan 2010

Ankara-Yenimahalle Evleri 2010

13 Nisan Salı günü aniden Ankara'ya gitmem gerekti.
Bir gece kalıp 14 Nisan Çarşamba günü İstanbul'a döndüm.
14 Nisan Çarşamba gününün sabahını bu fotoğrafları çekmeye ayırdım.
Sabah 7.30 da Kızılay metrosunda başlayan yolculuğum 12.00 de gene Kızılay metrosunda sona erdi.
Fotoğraf çekmeye 8.00'de Çınar Sokak'da başladım. Çekime 10.30 civarında son verdim.
Güzergahımı ve çektiklerim fotoğrafları aşağıdaki bağlantıda tam ekran izlemenizi öneririm.
Tanıdığım arkadaşların evlerinin bulunduğu yerleri ve ayakta kalmaya direnen son evleri ön plana çıkarmaya çalıştım.

16 Şubat 2010

Ankara-Yenimahalle'nin İlk Evleri

Geçmiş ile ilgili bilmediklerimi öğrenmek beni her zaman heyecanlandırmıştır.

Yenimahalle gerçekten Ankara'nın belediye başkanlarından Ragıp Tüzün beyin büyük bir başarısıdır. O mahallede oturanların ve oradan yetişen kuşakların ülkemiz için önemini en çok orada yetişen bizler biliyoruz.

Biz Yenimahalle'ye 1955 yılında taşındığımızda yolları, okulları yapılmış, ulaşımı sağlanmış bir mahalle bulmuştuk. O zamanlarda 1948-55 yılları arasında yaşanan zorluklar pek anlatılmazdı. Yaratılan güzellikler yaşanan zorlukları unutturmuştu anlaşılan.

55 yıl sonra biraraya geldiğimiz zaman eskilerde yaşananları öğrenmemiz mümkün oluyor. Ben beşinci duraktaki fırını ramazanlarda pide yaptırmak için girdiğim kuyruklardan hatırlarım. Okulların yapımı bitmeden önce ilkokulun o fırının üstünde okunduğunu şimdi öğreniyorum.
Daha önce, camcıda okunduğunu bile öğrendim Engin Armay kardeşimden.


Gene ondan öğrendiğim ilk yapılan üç ev beni çok etkiledi. 1948 yılında 9-10. durakta bulunan camiinin altında ilk ev başlıyor, bunu beşinci durakta benzin istasyonu arkasındaki sokakta bir ev izliyor. Engin'in babası Türkiye Elektrik Etüd İdaresinde çalışan bir elektrik mühendisi(İTÜ37). Onlar da 4. durakta İkili sokaktan aşağı inip sağa dönünce sağ kolda üçüncü evde inşaata başlıyorlar. Bu da Yenimahalle'nin üçüncü evi. 1948'de başlayan inşaat 1949 yılında bitiyor ve taşınıyorlar. O yıl Engin daha 6 yaşında. 1950 yılında camcının bulunduğu bina ilkokulu oluyor ve orada okuyor, 1951 yılında fırının üstüne geçiyor. 1953 yılında Barbaros İlkokulu açılınca oraya gidiyor. Ben de aynı okulda 1955 yılında 4. sınıfa gittim

Bizim bildiğimiz açık alanların da evlerle dolu olduğu günümüzde bizim yaşadığımız Yenimahalle'yi yolları yapılmakta olan ve üç ev inşaatının görüldüğü boş bir arazi olarak düşünmek hiç kolay değil.